top of page
Explore the CRM Institute’s curated collection of books and educational materials, designed to enhance your understanding of Crew Resource Management, communication, leadership, and aviation safety. Each resource is carefully developed to provide practical knowledge, insights, and tools for professional growth.

Nörobilim Yüzyılı
Bireysel değişim zahmetli ve yorucu bir yol, dönüşüm ise yola çıkma cesareti ve sabır isteyen zorlu bir yolculuktur.
Bu yolculukta yeni bir anlayış ve farklı bir bakış açısı getirecek bir eser.
Nörolojik bilimlerin rehberliğinde fark yaratan değişim uygulamalarını esas alan beynin işleyiş kurallarım, sıralı bilişsel hiyerarşisini dikkate alarak nöroplastisitenin avantajlarından daha fazla yararlanmanın önemini vurgulayan bir kitabı elinizde tutuyorsunuz.
Yazar, nöroloji hekimliği alanındaki profesyonel birikimlerinin yanı sıra, kendi görüş ve düşünceleri ile harmanlanmış tecrübelerini yansıtan, kullandığı yalın tıbbi terminoloji ve bilimsel dil ile daha anlaşılır olmaya özen gösterdiği bir eser ortaya koyuyor.
Çalışma alanı insanlar ve insan davranışları olan, insana dokunan tüm çalışmaların ve uygulamaların, konusunda uzman kişilerce bilimsel ve doğruluğu kanıtlanmış araştırmalara dayanılarak yapılmasının bir zorunluluk olduğu vurgusunu yapıyor.
İnsanların düşünce, davranış ve kararlarını etkileyen alanlarda konunun hassasiyetine yeterli özen gösterilmeden, sorumsuzca yapılabilecek bilim dışı piyasa uygulamalarının istenmeden de olsa yaratabileceği olumsuzluklara ve geri dönüşü olmayan olası zararlarına dikkat çekiyor.
Yeni bir değişim stratejisi oluşturmanın gerekliliğini ortaya koyan, danışmanlara, mentörlere, eğiticilere, koçlara, liderlere, yöneticilere ve konuya ilgi duyan herkese önemli katkılar sağlayabilecek, aynı zamanda yeni bir bakış açısı oluşturulmasına ışık tutacak değerli bir çalışma.
Çaba gösteren, merak duyan herkese ve tüm paydaşlara yararlı olması, katkılar sağlaması umut ve düşüncesiyle…
Bireysel değişim zahmetli ve yorucu bir yol, dönüşüm ise yola çıkma cesareti ve sabır isteyen zorlu bir yolculuktur.
Bu yolculukta yeni bir anlayış ve farklı bir bakış açısı getirecek bir eser.
Nörolojik bilimlerin rehberliğinde fark yaratan değişim uygulamalarını esas alan beynin işleyiş kurallarım, sıralı bilişsel hiyerarşisini dikkate alarak nöroplastisitenin avantajlarından daha fazla yararlanmanın önemini vurgulayan bir kitabı elinizde tutuyorsunuz.
Yazar, nöroloji hekimliği alanındaki profesyonel birikimlerinin yanı sıra, kendi görüş ve düşünceleri ile harmanlanmış tecrübelerini yansıtan, kullandığı yalın tıbbi terminoloji ve bilimsel dil ile daha anlaşılır olmaya özen gösterdiği bir eser ortaya koyuyor.
Çalışma alanı insanlar ve insan davranışları olan, insana dokunan tüm çalışmaların ve uygulamaların, konusunda uzman kişilerce bilimsel ve doğruluğu kanıtlanmış araştırmalara dayanılarak yapılmasının bir zorunluluk olduğu vurgusunu yapıyor.
İnsanların düşünce, davranış ve kararlarını etkileyen alanlarda konunun hassasiyetine yeterli özen gösterilmeden, sorumsuzca yapılabilecek bilim dışı piyasa uygulamalarının istenmeden de olsa yaratabileceği olumsuzluklara ve geri dönüşü olmayan olası zararlarına dikkat çekiyor.
Yeni bir değişim stratejisi oluşturmanın gerekliliğini ortaya koyan, danışmanlara, mentörlere, eğiticilere, koçlara, liderlere, yöneticilere ve konuya ilgi duyan herkese önemli katkılar sağlayabilecek, aynı zamanda yeni bir bakış açısı oluşturulmasına ışık tutacak değerli bir çalışma.
Çaba gösteren, merak duyan herkese ve tüm paydaşlara yararlı olması, katkılar sağlaması umut ve düşüncesiyle…

Havada Oraj
"Türk çocuğu Her işte olduğu gibi havacılıkta da en yüksek düzeyde seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın. Bundan gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır."
Mustafa Kemal Atatürk
3 Mayıs 1935, THK
Keyifle okunan ve özellikle havacılık sektörünün büyük ilgisini toplayan "Havada Ahkâm-Türk Sivil Havacılığına İçeriden Bir Bakış" kitabının yazarı eski Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, bu kitabında da anılarının ekseninde Türk sivil havacılığındaki gelişmeleri, karşılaşılan sorunlar ve siyasi baskıları; SHGM üzerinde kurulmaya çalışılan askerî ve sivil bürokratik vesayetleri, küreselleşmenin Türk sivil havacılığına etkilerini, havacılığın serbestleştirilmesi ve SHGM'nin uluslararası standartlarda yeniden yapılandırılması aşamasında karşılaşılan zorlukları yine mizahi bir üslupla gözler önüne seriyor.
Devlette görevde olduğu 32 yılda 33 bakan ile çalışmak zorunda kalan Erdağı, Türkiye'nin bölgesel uçak üretimi, hava aracı bakım ve onarımı, yolcu ve hava kargo taşımacılığı ile havacılık eğitimi konularında bölgesel bir güç olabilmesi için yürütülen çalışmalar ve bu konularda yapılması gerekenleri somut olarak ortaya koyuyor.
Hava taşımacılığının başta Afrika ve Güney Amerika olmak üzere dünyaya açılabilmesi için yapılan çalışmalar, THY'nin filosunda bulunan RJ uçaklarının bir deve kurban edilerek filodan çıkarılmasının hikâyesi, asker pilotların sivilleştirilmesinde karşılaşılan sorunlar ve yaşanan bazı gizemli olaylar; "Amatör, Sportif ve Genel Havacılık"ın ülkemizde neden geliştirilip yaygınlaştırılamadığı konularındaki düşüncelerini okuyucuları gülümsetecek, gülümsetirken de düşündürecek bir üslupla aktarıyor.
Türkiye'nin son yıllarda Cumhuriyet'imizin en önemli eserlerinden birisi ve Türk halkının birlikte yarattığı bir marka olan THY'yi kullanarak devlet eliyle hava taşımacılığında büyüme politikaları yerine son otuz yıldır serbest piyasa ekonomisi uygulayan, turizmde hedefleri ve iddiaları olan ve 2003 yılından başlayarak havacılığını serbestleştiren bir ülke olarak, charter ve düşük maliyetli (lowcost) taşımacılığı ön planda tutarak özel sektör eliyle büyümesinin şart olduğunu, aksi takdirde el birliğiyle havacılığımıza zarar verilmiş olunacağını açık yüreklilikle kamuoyunun dikkatlerine sunuyor.
"Türk çocuğu Her işte olduğu gibi havacılıkta da en yüksek düzeyde seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın. Bundan gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır."
Mustafa Kemal Atatürk
3 Mayıs 1935, THK
Keyifle okunan ve özellikle havacılık sektörünün büyük ilgisini toplayan "Havada Ahkâm-Türk Sivil Havacılığına İçeriden Bir Bakış" kitabının yazarı eski Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, bu kitabında da anılarının ekseninde Türk sivil havacılığındaki gelişmeleri, karşılaşılan sorunlar ve siyasi baskıları; SHGM üzerinde kurulmaya çalışılan askerî ve sivil bürokratik vesayetleri, küreselleşmenin Türk sivil havacılığına etkilerini, havacılığın serbestleştirilmesi ve SHGM'nin uluslararası standartlarda yeniden yapılandırılması aşamasında karşılaşılan zorlukları yine mizahi bir üslupla gözler önüne seriyor.
Devlette görevde olduğu 32 yılda 33 bakan ile çalışmak zorunda kalan Erdağı, Türkiye'nin bölgesel uçak üretimi, hava aracı bakım ve onarımı, yolcu ve hava kargo taşımacılığı ile havacılık eğitimi konularında bölgesel bir güç olabilmesi için yürütülen çalışmalar ve bu konularda yapılması gerekenleri somut olarak ortaya koyuyor.
Hava taşımacılığının başta Afrika ve Güney Amerika olmak üzere dünyaya açılabilmesi için yapılan çalışmalar, THY'nin filosunda bulunan RJ uçaklarının bir deve kurban edilerek filodan çıkarılmasının hikâyesi, asker pilotların sivilleştirilmesinde karşılaşılan sorunlar ve yaşanan bazı gizemli olaylar; "Amatör, Sportif ve Genel Havacılık"ın ülkemizde neden geliştirilip yaygınlaştırılamadığı konularındaki düşüncelerini okuyucuları gülümsetecek, gülümsetirken de düşündürecek bir üslupla aktarıyor.
Türkiye'nin son yıllarda Cumhuriyet'imizin en önemli eserlerinden birisi ve Türk halkının birlikte yarattığı bir marka olan THY'yi kullanarak devlet eliyle hava taşımacılığında büyüme politikaları yerine son otuz yıldır serbest piyasa ekonomisi uygulayan, turizmde hedefleri ve iddiaları olan ve 2003 yılından başlayarak havacılığını serbestleştiren bir ülke olarak, charter ve düşük maliyetli (lowcost) taşımacılığı ön planda tutarak özel sektör eliyle büyümesinin şart olduğunu, aksi takdirde el birliğiyle havacılığımıza zarar verilmiş olunacağını açık yüreklilikle kamuoyunun dikkatlerine sunuyor.

Nasıl Pilot Olurum?
Elinizdeki kitapta “Nasıl Pilot Olunur?” sorusunun ayrıntılı ve kapsamlı cevabı ile birlikte, pilotların iş ve sosyal hayatlarına yönelik birçok önemli ve daha önce duymadığınız detayları, yani konuşulmayanları bulacaksınız. Bu meslek ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyenlerin yanı sıra halihazırda pilot olan kişiler de profesyonel anlamda kendilerinden kesitler ve faydalı bilgiler bulabilecektir.
Yapılan işin mahiyeti ve güçlükleri nedeniyle alınan ücretlerin, diğer meslek gruplarına göre göreceli yüksek olduğu pilotluk mesleği; uzun vadede insansız havayolu uçaklarının sektörde yer almasına kadar gündemde kalmaya, “insanın kullanmadığı yolcu uçağına binecek cesaret” söz konusu oluncaya kadar, yine göz önünde olmaya ve gündem yaratmaya devam edecektir.
Elinizdeki kitapta “Nasıl Pilot Olunur?” sorusunun ayrıntılı ve kapsamlı cevabı ile birlikte, pilotların iş ve sosyal hayatlarına yönelik birçok önemli ve daha önce duymadığınız detayları, yani konuşulmayanları bulacaksınız. Bu meslek ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyenlerin yanı sıra halihazırda pilot olan kişiler de profesyonel anlamda kendilerinden kesitler ve faydalı bilgiler bulabilecektir.
Yapılan işin mahiyeti ve güçlükleri nedeniyle alınan ücretlerin, diğer meslek gruplarına göre göreceli yüksek olduğu pilotluk mesleği; uzun vadede insansız havayolu uçaklarının sektörde yer almasına kadar gündemde kalmaya, “insanın kullanmadığı yolcu uçağına binecek cesaret” söz konusu oluncaya kadar, yine göz önünde olmaya ve gündem yaratmaya devam edecektir.

Mayday. Mayday. Mayday
Günümüzde modern ve bir o kadar da emniyetli uçaklarda uçuyoruz.
Dünya havacılık tarihine yön veren birçok uçak kazası var. İşte, bu kitapta yolcu uçaklarının emniyetini artıran ve teknolojik olarak kazaları engelleyen önemli sistemlerin hikayesini okuyacaksınız.
Kitapta uçak kazalarının oluş anına kadar kokpitteki havayı soluyacak; kokpitteki konuşmalara son salisesine kadar birebir şahit olacaksınız. Bu bilgiler resmi rapor ve ses kayıtlarından alındı. Kaza raporları ve kaza ile ilgili tüm dokümanlar sizin için araştırıldı ve incelendi.
Benzer kazaların engellenmesini sağlayacak yeni sistemlerin ne olduğunu ve nasıl uyarı verdiğine kadar tüm detayları okuyacaksınız. Kitapta yer alan altı kazadan biri de Ekip Kaynak Yönetimi (CRM) ile ilgili. Ders çıkarılan uçak kazaları seri olarak devam edecek.
Şimdi yolcu koltuğunuza huzur ve güven içinde oturabilirsiniz. Sıcak çayınızı veya kahvenizi yudumlarken gökyüzündeki güzelliklerin tadını çıkarabilir, önünüzdeki ekrandan film izleyebilirsiniz.
Maviliklerde hepimize emniyetli ve güzel uçuşlar dilerim.
Günümüzde modern ve bir o kadar da emniyetli uçaklarda uçuyoruz.
Dünya havacılık tarihine yön veren birçok uçak kazası var. İşte, bu kitapta yolcu uçaklarının emniyetini artıran ve teknolojik olarak kazaları engelleyen önemli sistemlerin hikayesini okuyacaksınız.
Kitapta uçak kazalarının oluş anına kadar kokpitteki havayı soluyacak; kokpitteki konuşmalara son salisesine kadar birebir şahit olacaksınız. Bu bilgiler resmi rapor ve ses kayıtlarından alındı. Kaza raporları ve kaza ile ilgili tüm dokümanlar sizin için araştırıldı ve incelendi.
Benzer kazaların engellenmesini sağlayacak yeni sistemlerin ne olduğunu ve nasıl uyarı verdiğine kadar tüm detayları okuyacaksınız. Kitapta yer alan altı kazadan biri de Ekip Kaynak Yönetimi (CRM) ile ilgili. Ders çıkarılan uçak kazaları seri olarak devam edecek.
Şimdi yolcu koltuğunuza huzur ve güven içinde oturabilirsiniz. Sıcak çayınızı veya kahvenizi yudumlarken gökyüzündeki güzelliklerin tadını çıkarabilir, önünüzdeki ekrandan film izleyebilirsiniz.
Maviliklerde hepimize emniyetli ve güzel uçuşlar dilerim.

Kültürel Temelleri ile Otokratik ve Narsistik Liderlik
Liderlik, yönetim süreçlerinde her zaman önemini koruyan bir konu olmuştur. Toplumları ve örgütleri dönüştüren, liderlerdir. Özellikle kriz ve kaos durumlarında hep bir liderin etkisi vardır. Toplulukçu bir kültürde bu etki çok daha belirleyicidir, toplumda kurtarıcı rolü üstlenen bir lider beklentisi çok yüksektir. Âdeta bir bayrak, rüzgâr beklemektedir ve bunu başlatacak olan bir kıvılcıma ihtiyaç vardır. İşte o kıvılcımın sahibi, kendisini topluma veya içinde bulunduğu örgüte adamış, takipçilerinin gönlünü kazanmış bir liderdir. Bu, bazen ilk emri veren bir komutan bazen kimsenin düşünmediğini düşünen bir yönetici olabilir. Katı bir otorite ile insanların gönlüne taht kurmanız modern iş yaşamında mümkün değildir. Otoriteryen ve narsist liderler, kısa dönemde bireyler üzerinde bir etki yaratsa da gerektiğinde sorgusuz sualsiz peşinden gelecek insan topluluğu inşa edemez. Bu kitapta, özellikle toplulukçu kültürlerde yaygın görülen otokratik ve narsistik liderlik, kültürel temelleriyle ele alınmıştır. Öte yandan otokratik ve narsistik liderlik, alanyazındaki araştırmalarla ortaya koyulmuş ve bu araştırmalardan elde edilen olumlu ve olumsuz sonuçlar kültürel bağlamda tartışılmıştır. Kitabın son bölümünde ise otorite ve itaat davranışının anlaşılmasına yönelik yapılan deneysel araştırmalar tanıtılmış, elde edilen bulgular incelenmiştir. Ayrıca klasik filmler incelenmiş, verilen vakalar ile okuyucunun otoriter ve narsist liderliği deneyimleyerek analiz edebilmesi öngörülmüştür. Son olarak otoriter liderlik ve narsistik liderliğin iş hayatına olası etkileri incelenerek akademik araştırmalara ve yönetim uygulamalarına ilişkin öneriler sunulmuştur.
Liderlik, yönetim süreçlerinde her zaman önemini koruyan bir konu olmuştur. Toplumları ve örgütleri dönüştüren, liderlerdir. Özellikle kriz ve kaos durumlarında hep bir liderin etkisi vardır. Toplulukçu bir kültürde bu etki çok daha belirleyicidir, toplumda kurtarıcı rolü üstlenen bir lider beklentisi çok yüksektir. Âdeta bir bayrak, rüzgâr beklemektedir ve bunu başlatacak olan bir kıvılcıma ihtiyaç vardır. İşte o kıvılcımın sahibi, kendisini topluma veya içinde bulunduğu örgüte adamış, takipçilerinin gönlünü kazanmış bir liderdir. Bu, bazen ilk emri veren bir komutan bazen kimsenin düşünmediğini düşünen bir yönetici olabilir. Katı bir otorite ile insanların gönlüne taht kurmanız modern iş yaşamında mümkün değildir. Otoriteryen ve narsist liderler, kısa dönemde bireyler üzerinde bir etki yaratsa da gerektiğinde sorgusuz sualsiz peşinden gelecek insan topluluğu inşa edemez. Bu kitapta, özellikle toplulukçu kültürlerde yaygın görülen otokratik ve narsistik liderlik, kültürel temelleriyle ele alınmıştır. Öte yandan otokratik ve narsistik liderlik, alanyazındaki araştırmalarla ortaya koyulmuş ve bu araştırmalardan elde edilen olumlu ve olumsuz sonuçlar kültürel bağlamda tartışılmıştır. Kitabın son bölümünde ise otorite ve itaat davranışının anlaşılmasına yönelik yapılan deneysel araştırmalar tanıtılmış, elde edilen bulgular incelenmiştir. Ayrıca klasik filmler incelenmiş, verilen vakalar ile okuyucunun otoriter ve narsist liderliği deneyimleyerek analiz edebilmesi öngörülmüştür. Son olarak otoriter liderlik ve narsistik liderliğin iş hayatına olası etkileri incelenerek akademik araştırmalara ve yönetim uygulamalarına ilişkin öneriler sunulmuştur.

Mavi Gömlekli Tayyare Müdürünün Anıları
Sizlerin karşısına havacılık alanında aralıksız 45 yıl süren çalışma hayatımda yaşadıklarımı ve edindiğim tecrübeleri içtenlikle aktarmaya çalıştığım farklı bir anı kitabı ile çıkıyorum.
1976 yılında genç yaşta göreve başladığım Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), tüm çalışma hayatım boyunca benim yuvam oldu. Bu kitapta, 2021 yılında emekli olarak bu yuvadan ayrılana kadar geçen sürede kazandığım tecrübeler, insanlarla ilişkilerim ve yaş aldıkça öğrendiklerimi bir süzgeçten geçirerek sizlere sunmaya çalıştım.
Bu kitabı yazmamdaki temel amaç teorik, teknik, mizah, ve dramatik boyutları ile ele almaya çalıştığım anılarımdan yola çıkarak, yaşadığım tecrübe ve deneyimlerin bizlerden sonra gelecek bütün havacılara ve yöneticilere kılavuzluk etmesi için bir eser oluşturmaktır.
Aynı zamanda bu anıların, insan hatalarını önlemeye yönelik geliştirilen ekip kaynak yönetimi konusunda yapılan araştırmalarda havacılık alanında yer hizmetleri boyutuyla incelenip dersler çıkarılabilecek örnek olaylar olarak kullanılabilmesini hedefledim.
Mavi Gömlekli Tayyare Müdürünün Anıları
Sizlerin karşısına havacılık alanında aralıksız 45 yıl süren çalışma hayatımda yaşadıklarımı ve edindiğim tecrübeleri içtenlikle aktarmaya çalıştığım farklı bir anı kitabı ile çıkıyorum.
1976 yılında genç yaşta göreve başladığım Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), tüm çalışma hayatım boyunca benim yuvam oldu. Bu kitapta, 2021 yılında emekli olarak bu yuvadan ayrılana kadar geçen sürede kazandığım tecrübeler, insanlarla ilişkilerim ve yaş aldıkça öğrendiklerimi bir süzgeçten geçirerek sizlere sunmaya çalıştım.
Bu kitabı yazmamdaki temel amaç teorik, teknik, mizah, ve dramatik boyutları ile ele almaya çalıştığım anılarımdan yola çıkarak, yaşadığım tecrübe ve deneyimlerin bizlerden sonra gelecek bütün havacılara ve yöneticilere kılavuzluk etmesi için bir eser oluşturmaktır.
Aynı zamanda bu anıların, insan hatalarını önlemeye yönelik geliştirilen ekip kaynak yönetimi konusunda yapılan araştırmalarda havacılık alanında yer hizmetleri boyutuyla incelenip dersler çıkarılabilecek örnek olaylar olarak kullanılabilmesini hedefledim.
Mavi Gömlekli Tayyare Müdürünün Anıları

Havacılıkta İnsan Faktörü
İnsanlar öğrenme konusunda ikiye ayrılırlar. Yaşayarak öğrenenler, öğrenerek yaşayanlar.
Yaşayarak öğrenenler genellikle reaktif profillerdir. Olaylar ve durumlar onları harekete geçirir. Yaşayarak öğrenme, en etkili öğrenmedir. Ancak havacılık sektöründe yaşayarak öğrenmenin bedeli ağır, faturası yüksektir. Havacılık tarihinde yaşantılarla öğrenme örnekleri çoktur ve büyük bir kısmı üzücüdür.
Diğer taraftan öğrenerek yaşayanlar, yaşantıya hazırlık yapan proaktif profillerdir. Olaylar ve durumlar oluşmadan önce harekete geçerek, onları kendi istekleri doğrultusunda yönetmeye ve istendik sonuçlara ulaşmaya çalışırlar. Yaşantıya hazırlık, yaşantı için gerekenler konusunda zihinsel donanım gerektirir. Bunun en etkin yolu okumak ve düşünmektir.
Uçuş operasyonunu gerçekleştiren uçucuların günümüzde öğrenerek yaşayan olması beklenmekte ve istenmektedir.
Öğrenen, yaşantıya hazırlıklı olan ve böylelikle karşılaştığı durumları yönetebilen uçucular… Yaşamayı beklemenin rehavetinde değil, yaşayabileceklerini öğrenmenin telaşında olan uçucular…
Elinizdeki kitap, zihinsel antrenman yaptırarak, emniyetli ve kaliteli uçuşlar gerçekleştirmeye katkı sağlayacaktır.
Bu yolda kitap;
Tecrübeli bir uçucuya tazeleyici bir özet olmayı,
Yeni uçucuya kaynak olup yoluna ışık tutmayı,
Uçucu adayına geliştireceği alanlara ait bir rehber olmayı,
Sektördeki yöneticilere insan değerinin altını çizmeyi,
Tüm sektör çalışanlarına potansiyelini keşfettirmeyi ve kullanacağı alanları fark ettirmeyi hedefliyor.
Keyifli ve faydalı okumalar…
İnsanlar öğrenme konusunda ikiye ayrılırlar. Yaşayarak öğrenenler, öğrenerek yaşayanlar.
Yaşayarak öğrenenler genellikle reaktif profillerdir. Olaylar ve durumlar onları harekete geçirir. Yaşayarak öğrenme, en etkili öğrenmedir. Ancak havacılık sektöründe yaşayarak öğrenmenin bedeli ağır, faturası yüksektir. Havacılık tarihinde yaşantılarla öğrenme örnekleri çoktur ve büyük bir kısmı üzücüdür.
Diğer taraftan öğrenerek yaşayanlar, yaşantıya hazırlık yapan proaktif profillerdir. Olaylar ve durumlar oluşmadan önce harekete geçerek, onları kendi istekleri doğrultusunda yönetmeye ve istendik sonuçlara ulaşmaya çalışırlar. Yaşantıya hazırlık, yaşantı için gerekenler konusunda zihinsel donanım gerektirir. Bunun en etkin yolu okumak ve düşünmektir.
Uçuş operasyonunu gerçekleştiren uçucuların günümüzde öğrenerek yaşayan olması beklenmekte ve istenmektedir.
Öğrenen, yaşantıya hazırlıklı olan ve böylelikle karşılaştığı durumları yönetebilen uçucular… Yaşamayı beklemenin rehavetinde değil, yaşayabileceklerini öğrenmenin telaşında olan uçucular…
Elinizdeki kitap, zihinsel antrenman yaptırarak, emniyetli ve kaliteli uçuşlar gerçekleştirmeye katkı sağlayacaktır.
Bu yolda kitap;
Tecrübeli bir uçucuya tazeleyici bir özet olmayı,
Yeni uçucuya kaynak olup yoluna ışık tutmayı,
Uçucu adayına geliştireceği alanlara ait bir rehber olmayı,
Sektördeki yöneticilere insan değerinin altını çizmeyi,
Tüm sektör çalışanlarına potansiyelini keşfettirmeyi ve kullanacağı alanları fark ettirmeyi hedefliyor.
Keyifli ve faydalı okumalar…

Havacılık Psikolojisi: Kavramlar, Araştırmalar, Uygulamalar
Havacılık kazalarında insan hatasının rolü anlaşıldıkça önemi daha fazla anlaşılan havacılık psikolojisi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni gelişen çalışma alanlarından birini temsil etmektedir. İstanbul Üniversitesi, havacılık sektörü içinde yer alan örgütlerin insan odaklı sorunlarını bilimsel yöntemlerle çözebilmek ve akademik personelinin bilimsel bilgi birikiminini sektörün hizmetine sunabilmek amacıyla 2017 yılında Havacılık Psikolojisi Araştırmaları Enstitüsü’nü kurmuştur. Bu enstitü, havacılık psikolojisi alanında Türkiye’de ilk; dünyada da sayılı enstitülerden biri olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Enstitü, havacılık endüstrisine hizmet sunmanın yanı sıra, sahip olduğu lisans üstü programlarıyla alanda araştırmalar gerçekleştirip bilimsel uygulamalarla sektörün gelişmesine katkı sağlayacak havacılık psikolojisi uzmanlarının yetiştirilmesini de hedeflemektedir. Elinizdeki bu eser de bu hedefin bir parçası olarak enstitü akademik personelinin editörlüğü ile havacılık psikolojisi alanındaki temel çalışma konularını kapsamlı biçimde ele almakta ve çalışma alanının okuyuculara en iyi şekilde tanıtmayı amaçlamaktadır.
Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan küresel salgın, tüm sektörlerde olduğu gibi havacılık alanındaki çalışmaların da aksamasına sebep olmuştur. Bununla birlikte havacılık ulaşımının son aylarda yeniden hız kazanmaya başladığı görülmekte ve bu hızın giderek artan bir ivme ile devam edeceği öngörülmektedir. Hava yolu ulaşımının yeniden önem kazanmasıyla birlikte havacılık personeline olan ihtiyacın artması, bu ihtiyaçla birlikte sektör çalışanlarının memnuniyetini ve performansını etkileyen çeşitli sorunların ortaya çıkması olasıdır. Bu durum, havacılık endüstrisi ile üniversitenin yakın işbirliğini zorunlu hale getirmiş; akademisyenlerin bilimsel bilgi üreterek sektörün sorunlarını çözecek öneriler ortaya koymasını, havacılık endüstrisinin ise bilimsel araştırmaları teşvik etmesini ve alandaki uygulamaları bilimsel bir gözle incelemeleri için araştırmacılara kapılarını açmasını gerektirmektedir. İlerleyen zamanlarda bu işbirliğinin daha artmasını dileyerek kitabın havacılık sektörü ve bu sektörle ilgili araştırma ve uygulamalar gerçekleştirmeyi hedefleyen öğrenciler, araştırmacılar ve akademisyenler için faydalı olmasını diliyorum.
Havacılık kazalarında insan hatasının rolü anlaşıldıkça önemi daha fazla anlaşılan havacılık psikolojisi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni gelişen çalışma alanlarından birini temsil etmektedir. İstanbul Üniversitesi, havacılık sektörü içinde yer alan örgütlerin insan odaklı sorunlarını bilimsel yöntemlerle çözebilmek ve akademik personelinin bilimsel bilgi birikiminini sektörün hizmetine sunabilmek amacıyla 2017 yılında Havacılık Psikolojisi Araştırmaları Enstitüsü’nü kurmuştur. Bu enstitü, havacılık psikolojisi alanında Türkiye’de ilk; dünyada da sayılı enstitülerden biri olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Enstitü, havacılık endüstrisine hizmet sunmanın yanı sıra, sahip olduğu lisans üstü programlarıyla alanda araştırmalar gerçekleştirip bilimsel uygulamalarla sektörün gelişmesine katkı sağlayacak havacılık psikolojisi uzmanlarının yetiştirilmesini de hedeflemektedir. Elinizdeki bu eser de bu hedefin bir parçası olarak enstitü akademik personelinin editörlüğü ile havacılık psikolojisi alanındaki temel çalışma konularını kapsamlı biçimde ele almakta ve çalışma alanının okuyuculara en iyi şekilde tanıtmayı amaçlamaktadır.
Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan küresel salgın, tüm sektörlerde olduğu gibi havacılık alanındaki çalışmaların da aksamasına sebep olmuştur. Bununla birlikte havacılık ulaşımının son aylarda yeniden hız kazanmaya başladığı görülmekte ve bu hızın giderek artan bir ivme ile devam edeceği öngörülmektedir. Hava yolu ulaşımının yeniden önem kazanmasıyla birlikte havacılık personeline olan ihtiyacın artması, bu ihtiyaçla birlikte sektör çalışanlarının memnuniyetini ve performansını etkileyen çeşitli sorunların ortaya çıkması olasıdır. Bu durum, havacılık endüstrisi ile üniversitenin yakın işbirliğini zorunlu hale getirmiş; akademisyenlerin bilimsel bilgi üreterek sektörün sorunlarını çözecek öneriler ortaya koymasını, havacılık endüstrisinin ise bilimsel araştırmaları teşvik etmesini ve alandaki uygulamaları bilimsel bir gözle incelemeleri için araştırmacılara kapılarını açmasını gerektirmektedir. İlerleyen zamanlarda bu işbirliğinin daha artmasını dileyerek kitabın havacılık sektörü ve bu sektörle ilgili araştırma ve uygulamalar gerçekleştirmeyi hedefleyen öğrenciler, araştırmacılar ve akademisyenler için faydalı olmasını diliyorum.

Havada Ahkâm
"Geleceğin en kıymetli silahı da kuşkunuz olmasın uçaklardır. Bir gün insanoğlu uçaksız da göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de Ay'dan bize mesajlar yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise Batı'dan bu konuda daha fazla geri kalmamayı temindir." Mustafa Kemal Atatürk
1936, Eskişehir Tayyare Alanı
Türk Sivil Havacılığı2'nın, Havada Ahkâm kesecek kadar "bir bileni" olan Oktay Erdağı'nın bu alandaki serüveni, 1976 yılında girdiği Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında başladı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde çeşitli kademelerde şef, uzman ve şube müdürü olarak görev yaptıktan sonra, sırasıyla Hava Ulaştırma, Hava Etüt Plan, Uçuş Standartları ve Hava Seyrüsefer daire başkanlığı görevlerini dönüşümlü olarak ikişer kez yürüttü. 2005 yılında genel müdür yardımcısı olarak atandı.
Ayrıca, havacılık güvenliği konusunda oluşturulan Millî Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu, Eğitim Araştırma ve Denetleme Uzmanlar Kurulu ve Havaalanları ve Havacılık İşletmelerine Çalışma ve İşletme Ruhsatı (AOC) verilmesi için oluşturulan İnceleme Komisyonu üyeliği yaptı.
ABD George Washington Üniversitesi'nde, ABD Sivil Havacılık İdaresi Akademisi'nde (FAA), Avrupa Sivil Havacılık Güvenlik Enstitüsü'nde (ECAC EASTI) ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünde (ICAO) Havacılık Emniyeti, Güvenliği ve Kriz Yönetimi konularında eğitim aldı. Havacılık konusunda, çeşitli dergi ve gazetelerde makaleleri yayımlandı. Millî Güvenlik Akademisi 47. dönem mezunu olan Erdağı, devlette otuz iki yıl çalıştıktan sonra 2008 yılında kendi isteğiyle emekli oldu.
Erdağı'nın Havada Ahkâm keserken kullandığı mizahi üslubu da havacılık sektörü için çok önemli olan bu eseri zevkle okumanızı sağlayacak. Fırıldak, Kubidik, Prens, Kovboy ve Muallim'in maharetleri karşısında şaşırıp kalacaksınız.
"Geleceğin en kıymetli silahı da kuşkunuz olmasın uçaklardır. Bir gün insanoğlu uçaksız da göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de Ay'dan bize mesajlar yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise Batı'dan bu konuda daha fazla geri kalmamayı temindir." Mustafa Kemal Atatürk
1936, Eskişehir Tayyare Alanı
Türk Sivil Havacılığı2'nın, Havada Ahkâm kesecek kadar "bir bileni" olan Oktay Erdağı'nın bu alandaki serüveni, 1976 yılında girdiği Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında başladı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde çeşitli kademelerde şef, uzman ve şube müdürü olarak görev yaptıktan sonra, sırasıyla Hava Ulaştırma, Hava Etüt Plan, Uçuş Standartları ve Hava Seyrüsefer daire başkanlığı görevlerini dönüşümlü olarak ikişer kez yürüttü. 2005 yılında genel müdür yardımcısı olarak atandı.
Ayrıca, havacılık güvenliği konusunda oluşturulan Millî Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu, Eğitim Araştırma ve Denetleme Uzmanlar Kurulu ve Havaalanları ve Havacılık İşletmelerine Çalışma ve İşletme Ruhsatı (AOC) verilmesi için oluşturulan İnceleme Komisyonu üyeliği yaptı.
ABD George Washington Üniversitesi'nde, ABD Sivil Havacılık İdaresi Akademisi'nde (FAA), Avrupa Sivil Havacılık Güvenlik Enstitüsü'nde (ECAC EASTI) ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünde (ICAO) Havacılık Emniyeti, Güvenliği ve Kriz Yönetimi konularında eğitim aldı. Havacılık konusunda, çeşitli dergi ve gazetelerde makaleleri yayımlandı. Millî Güvenlik Akademisi 47. dönem mezunu olan Erdağı, devlette otuz iki yıl çalıştıktan sonra 2008 yılında kendi isteğiyle emekli oldu.
Erdağı'nın Havada Ahkâm keserken kullandığı mizahi üslubu da havacılık sektörü için çok önemli olan bu eseri zevkle okumanızı sağlayacak. Fırıldak, Kubidik, Prens, Kovboy ve Muallim'in maharetleri karşısında şaşırıp kalacaksınız.

Pilot Olmak
Özgürlüktür uçmak. Yerçekimini alt edip, ayağını yerden keserek gökyüzünün mavisine, mavinin sonsuzluğuna karışmaktır. Saatte 1000
km hız yapmanın büyüsünü yaşarken bir an orada sonra birden burada olmanın esnekliğidir. Ve mavi semanın genişliğinde yalnızlığı yaşarken, evrenin sonsuzluğundaki zerre halimizin farkına varmaktır uçmak. Alçakgönüllülüktür.”
“…5000 feette kuzeyli başta uçarken radarımda yaklaşık 10 mil ötemde bir iz gördüm ve kilit attım. Düşük süratli bir uçaktı, şaşırdım. Radara bilgileri aktarınca, radar “Düşman” ikazı yaptı. Hemen silahımı ısıya güdümlü füzeye çevirdim. Yaklaşırken kilitlediğim hedefin bir C-130 nakliye uçağı olduğunu gördüm. Ya hava indirme
harekatı yapıyordu ya da yakın hava desteği görevine gidiyordu. Füzenin menzili limitlerin dışına çıkmadan ısıya güdümlü füze için tetiğe bastım ve çekişe başladım. C-130 altımda kalırken arkasından paraşütçülerin atladığını gördüm göz ucuyla…”
“Nasıl pilot olunur?”
“Savaş pilotlarının gündelik hayatları nasıldır?”
Kendisi de eski bir savaş pilotu olan yazar kendi yaşadıklarını, deneyimlerini ve duygularını anlatarak akıcı bir dille bu soruların yanıtlarını veriyor. Bir çocuğun Kuleli ye girmesi ile başlayan kitap, bizleri Harbiye, Uçuş Okulu ve harbe hazırlık eğitimlerinin ayrıntılarında gezdiriyor. Sonrasında bir savaş pilotunun muharip birliklerdeki gündelik yaşamından kesitler sunarken Bosna Harekatı, Kardak Krizi, Pakistan’da mübadele pilotluğu, Amerika’daki Red Flag Tatbikatı, filo komutanlığı, uçak kazası gibi birçok ilginç deneyimi de okurlarla paylaşıyor.
Savaş pilotluğuna dair ayrıntılı teknik bilgiler kadar, acı tatlı birçok anı kolay okunabilir bir akıcılıkla okurla buluşturuluyor.
Özgürlüktür uçmak. Yerçekimini alt edip, ayağını yerden keserek gökyüzünün mavisine, mavinin sonsuzluğuna karışmaktır. Saatte 1000
km hız yapmanın büyüsünü yaşarken bir an orada sonra birden burada olmanın esnekliğidir. Ve mavi semanın genişliğinde yalnızlığı yaşarken, evrenin sonsuzluğundaki zerre halimizin farkına varmaktır uçmak. Alçakgönüllülüktür.”
“…5000 feette kuzeyli başta uçarken radarımda yaklaşık 10 mil ötemde bir iz gördüm ve kilit attım. Düşük süratli bir uçaktı, şaşırdım. Radara bilgileri aktarınca, radar “Düşman” ikazı yaptı. Hemen silahımı ısıya güdümlü füzeye çevirdim. Yaklaşırken kilitlediğim hedefin bir C-130 nakliye uçağı olduğunu gördüm. Ya hava indirme
harekatı yapıyordu ya da yakın hava desteği görevine gidiyordu. Füzenin menzili limitlerin dışına çıkmadan ısıya güdümlü füze için tetiğe bastım ve çekişe başladım. C-130 altımda kalırken arkasından paraşütçülerin atladığını gördüm göz ucuyla…”
“Nasıl pilot olunur?”
“Savaş pilotlarının gündelik hayatları nasıldır?”
Kendisi de eski bir savaş pilotu olan yazar kendi yaşadıklarını, deneyimlerini ve duygularını anlatarak akıcı bir dille bu soruların yanıtlarını veriyor. Bir çocuğun Kuleli ye girmesi ile başlayan kitap, bizleri Harbiye, Uçuş Okulu ve harbe hazırlık eğitimlerinin ayrıntılarında gezdiriyor. Sonrasında bir savaş pilotunun muharip birliklerdeki gündelik yaşamından kesitler sunarken Bosna Harekatı, Kardak Krizi, Pakistan’da mübadele pilotluğu, Amerika’daki Red Flag Tatbikatı, filo komutanlığı, uçak kazası gibi birçok ilginç deneyimi de okurlarla paylaşıyor.
Savaş pilotluğuna dair ayrıntılı teknik bilgiler kadar, acı tatlı birçok anı kolay okunabilir bir akıcılıkla okurla buluşturuluyor.

Kalbimdeki Kanatlar
İnsanoğlu araştırmaya, keşfetmeye ve kendini geliştirmeye devam etmektedir. Kendisine her zaman ulaşılması zor hedefler koymuş ve zamanı gelince de bu hedeflere ulaşmayı başarmıştır. Gökyüzünde gördüğü kuşlara imrenmiş, onlar gibi maviliklerde özgürce uçmak istemiştir.
Bu kitapta, pilotluk sevdası ile çırpınan bir yüreğin adım adım yükselmesine şahit olacaksınız. Bir pilotun hayatındaki, paraşütle atlama dahil, önemli aşamaların hikayesini dinleyeceksiniz. Pervaneli, pırpır, küçük bir uçaktan başlayarak, akrobasi uçağı dahil, kıtalararası yolcu uçağı Boeing 777ye kadar pek çok uçağın kokpitindeki havayı soluyup, Boeing 777 ile İstanbuldan Miamiye doğru saatlerce yol alacaksınız. Uzaylı pilotları hayal edecek, uçuşta hastalanan yolcu için koşuşturan kabin ekibinin konuşmalarına şahit olacak, gökyüzünü aniden kaplayan volkanik küllerden kaçınmak için rotanızı değiştirecek, hatta Bermuda Şeytan üçgeni üzerinde uçacaksınız.
Ayrıca; pilot olmak isteyen gençlerin Nasıl pilot olurum? sorusundan yola çıkarak, pilot seçme testlerine kadar birçok konunun detaylarını da burada öğreneceksiniz.
Uçuşun ruhunu, huzurunu, yeri gelince stresini veya mutluluğunu hissedeceksiniz. Bazen neşelenecek, bazen hayal kuracak, bazen de havacılığımızın gelişmesi için çabalayan pilotlardan şehit mertebesine yükselen bir ekibin hikayesine üzüleceksiniz.
Bir pilotun kalbindeki kanatlardan dökülen şiirleri de okuyacaksınız.
Uçuşa hazırsanız kemerlerinizi bağlayın, koltuğunuzu dik duruma getirin ve telsiz kulaklığınızı takın. Bu arada oksijen maskenizin yerinde ve oksijen tüpünüzün % 100 dolulukta olduğunu kontrol etmeyi de unutmayın. Korkmayın, solunuzda veya sağınızda, öğretmen kaptan olarak ben hep olacağım.
Wilbur Wright'ın;"Motorlar olmadan uçuş mümkün ama bilgisiz ve yeteneksiz uçmak mümkün değil" sözünü de aklınızdan hiç çıkarmayın.
Yolunuz maviliklerde açık ve türbülanssız olsun. İyi uçuşlar hepinize
İnsanoğlu araştırmaya, keşfetmeye ve kendini geliştirmeye devam etmektedir. Kendisine her zaman ulaşılması zor hedefler koymuş ve zamanı gelince de bu hedeflere ulaşmayı başarmıştır. Gökyüzünde gördüğü kuşlara imrenmiş, onlar gibi maviliklerde özgürce uçmak istemiştir.
Bu kitapta, pilotluk sevdası ile çırpınan bir yüreğin adım adım yükselmesine şahit olacaksınız. Bir pilotun hayatındaki, paraşütle atlama dahil, önemli aşamaların hikayesini dinleyeceksiniz. Pervaneli, pırpır, küçük bir uçaktan başlayarak, akrobasi uçağı dahil, kıtalararası yolcu uçağı Boeing 777ye kadar pek çok uçağın kokpitindeki havayı soluyup, Boeing 777 ile İstanbuldan Miamiye doğru saatlerce yol alacaksınız. Uzaylı pilotları hayal edecek, uçuşta hastalanan yolcu için koşuşturan kabin ekibinin konuşmalarına şahit olacak, gökyüzünü aniden kaplayan volkanik küllerden kaçınmak için rotanızı değiştirecek, hatta Bermuda Şeytan üçgeni üzerinde uçacaksınız.
Ayrıca; pilot olmak isteyen gençlerin Nasıl pilot olurum? sorusundan yola çıkarak, pilot seçme testlerine kadar birçok konunun detaylarını da burada öğreneceksiniz.
Uçuşun ruhunu, huzurunu, yeri gelince stresini veya mutluluğunu hissedeceksiniz. Bazen neşelenecek, bazen hayal kuracak, bazen de havacılığımızın gelişmesi için çabalayan pilotlardan şehit mertebesine yükselen bir ekibin hikayesine üzüleceksiniz.
Bir pilotun kalbindeki kanatlardan dökülen şiirleri de okuyacaksınız.
Uçuşa hazırsanız kemerlerinizi bağlayın, koltuğunuzu dik duruma getirin ve telsiz kulaklığınızı takın. Bu arada oksijen maskenizin yerinde ve oksijen tüpünüzün % 100 dolulukta olduğunu kontrol etmeyi de unutmayın. Korkmayın, solunuzda veya sağınızda, öğretmen kaptan olarak ben hep olacağım.
Wilbur Wright'ın;"Motorlar olmadan uçuş mümkün ama bilgisiz ve yeteneksiz uçmak mümkün değil" sözünü de aklınızdan hiç çıkarmayın.
Yolunuz maviliklerde açık ve türbülanssız olsun. İyi uçuşlar hepinize

Aircraft Accident Investigation: Learning from Human and Organizational Factors
Aircraft Accident Investigation: Learning from Human and Organizational Factors provides a complete overview of the contributing factors to accidents and incidents in aviation and fundamentals of aircraft accident investigation. While the book in your hands may be used in the form of a reference source at universities in terms of its contents, it may also be used in the recurrent trainings of airlines as a supplementary source. It is also a source of reference that may be individually used by those who are interested in aviation for the purpose of learning about the investigation methods and causes of accidents that have been experienced.
Aircraft Accident Investigation: Learning from Human and Organizational Factors provides a complete overview of the contributing factors to accidents and incidents in aviation and fundamentals of aircraft accident investigation. While the book in your hands may be used in the form of a reference source at universities in terms of its contents, it may also be used in the recurrent trainings of airlines as a supplementary source. It is also a source of reference that may be individually used by those who are interested in aviation for the purpose of learning about the investigation methods and causes of accidents that have been experienced.
bottom of page
.png)